Doğal Besicilik

Prod Dr Mehmet Ali Kaşlıoğlu

(Gıda ve Beslenme Bilimi Uzmanı)

 

Besicilik; tüketicinin isteklerine cevap verecek tarzda bir karkası, kısa sürede ve ekonomik yöntemlerle elde etmek amacıyla hayvanların yoğun şekilde beslenmesi olarak tanımlanabilir. Doğal besicilik yapan işletmelerden getirilen ve tamamen doğal yemlerle beslenilen, genetik yapısı değiştirilmemiş, çevreye, iklim koşullarına ve hastalıklara dayanıklı hayvanlar damızlık olarak kullanılır.

 

Doğal besicilikte hayvanlar bağlı olarak tutulmayıp serbest dolaşırlar. Ancak, hayvan refahı düzenlemeleri dikkate alınarak yetkilendirilmiş kuruluş tarafından hayvanların güvenliği ve refahı için, hayvanların sınırlı bir süre için bağlanmasına izin verilebilir. Hayvanların gruplar halinde yetiştirilmeleri durumunda grubun büyüklüğü; hayvan türünün gelişim evrelerine ve davranış biçimlerine bağlı olup, bir uzman görüşü ışığında yetkilendirilmiş kuruluşça belirlenir. Konvansiyonel üretimde birim alandan yüksek miktarda ekonomik ürün alınması öncelikli olduğu için; ekolojik denge ve ürün kalitesinde sağlık kriterleri ikinci plana atılmıştır. Bunun sonucu olarak da, günümüzde artık konvansiyonel bitkisel üretim gibi konvansiyonel hayvansal üretimin de çevreye, hayvan ve insan sağlığına zararlı etkileri kendini göstermeye başlamıştır. Bunun için doğal besicilik tercih konusu olmuştur.

 

Doğal besicilik için hayvan refahı son derece önemlidir. Hayvan refahı hayvanın zihinsel ve fiziksel yaşam kalitesini yansıtan bir kavramdır. Büyükbaş hayvanlar sağlıklarının sürdürülmesi ve besin ihtiyaçlarının karşılanması için yeterli miktarlarda ve yaşlarına, ağırlıklarına, davranışlarına, fizyolojik ihtiyaçlarına ve beklenen verime göre uyarlanmış uygun bir yemle/rasyonla beslenmelidir. Ortalama olarak yem kuru maddesinin %30 kadarı, geçiş süreci maddeleri içerebilir. Geçiş sürecindeki yem maddeleri hayvanların yetiştirildiği işletmeden temin ediliyorsa bu oran %60’a kadar çıkabilir. Tüm hayvanlara, fizyolojik ihtiyaçlarına uygun olan aralıklarda yeterli miktarda yeme ve suya erişebilme imkanı sağlanmalıdır.

 

Açık Alan Besiciliği ve Hayvan Refahı

Doğal besicilikte tüm hayvanlar, otlak veya açık hava egzersiz alanlarına, açık barınak alanına ulaşabilmelidir. Hayvanların psikolojik koşulları, hava koşulları ve arazinin durumu izin verdiği sürece hayvanlar bu yerleri kullanabilmelidir. Hayvanlar, meralara veya açık hava gezinti alanlarına erişebilmelidir. Meralarda ve açık alanlarda birim alan başına düşen hayvan sayısı, üretim birimindeki bitkisel üretime yeterli hayvan gübresi sağlayabilecek şekilde sınırlı olmalıdır. Hayvan yoğunluğu yayılan azot miktarı bakımından, kullanılan tarımsal alanda 170 kg/ha/yıl’ı aşamayacak şekilde olmalıdır.

Doğal büyükbaş besiciliği yaparken en çok açık alan besiciliği yapmak tercih edilir. Bunun nedeni ise büyükbaş hayvancılık yaparken harcanacak maddi giderleri yarı yarıya indirmesidir. Düşük bütçe ile daha çabuk ve kolay hazırlanan açık besi projesinde hayvanların hastalanmaması konusunda oldukça dikkatli olmak gerekir. Hastalanan hayvanların çiftliğe vereceği zarar çok fazla olacaktır. Hayvanların yaşam alanlarının kapalı, otlanma ve diğer faaliyetleri için ayrılan kısmın açık olması ile yapılan büyükbaş hayvancılık sağlık bakımından sağlıklı, et üretimi yapılması bakımından en çok önerilen büyükbaş hayvancılık türüdür.

Hayvan refahı hayvanın ihtiyaçlarının doğal yaşamına uygun bir şekilde karşılanmasına ilişkin bir kavramdır. Yetiştiriciliği yapılan hayvanların doğal yaşam biçimleri, özgün davranışlarına uygun barınak koşullarında ve hayvanın fizyolojik, biyolojik ve psikolojik bütünlüğünü bozmadan beslenme, ihtiyaçlarının karşılanması, üretim faaliyetlerinin hayvanın sağlığını bozmayacak, hareketlerini kısıtlamayacak şekilde gerçekleştirilmesini sağlamayı hedefleyen hayvansal üretim anlayışıdır.

Bir hayvan, sağlıklı, rahat, iyi beslenmiş, güvenli, doğuştan gelen davranışları ifade edebilmeli acı, korku ve benzeri gibi nahoş durumlardan muzdarip değilse, iyi bir refah durumundadır. Sıkıntı. İyi hayvan refahı, hastalık önleme ve veterinerlik bakımı, uygun barınak, beslenme, insani muamele ve insancıl kesim / öldürme gerektirir.

 

Doğal Besicilik ve Stres

Çok karanlık veya aşırı aydınlatılmış ortamlar, sığırlarda; gürültü, ses, bağırma, dövme, ürkütme, koşturma, kaygan zemin, yağış, çamur, havasız ortam, hava cereyanında bırakma, yüksek nem, sıcaklık, aşırı güneş, susuzluk, açlık, bozuk yem, ani yem ve hava değişikliği, kalabalık veteriner hekimler dışındaki ehliyetsiz kişilerin hayvanlara müdahale etmesi, yalnız bırakma gruplamama, kötü ve yetersiz ışıklandırma gibi her türlü kötü çevresel koşullar stres sebebidir. Kısaca hayvanda rahatı ve konforu bozan her şey stres kaynağıdır. Hayvanların metabolizması üzerinde birinci derecede etkili olan hayvan refahının, hiçbir zaman hayvanın sağlığından ve performansından ayrı olarak ele alınamayacağı akıldan çıkarılmamalıdır.

 

Büyükbaş Nakliyesi

Hayvanların yetiştirme yerleri ile kesim yeri birbirinden farklı yerlerde olup kesim öncesi mutlaka nakliyesi gerekmektedir. Hayvanların Nakilleri Sırasında Refahı ve Korunması Yönetmeliğinde belirtildiği şekilde cinsiyetlerine, türlerine, yaş gruplarına ve canlı ağırlıklarına göre hayvanlara dinlendirilme imkânı, uygun kalitede ve miktarda su ve yem sağlanmalıdır. Nakil sırasında hayvan başına ayrılacak alan “yükleme yoğunluğu” olarak tanımlanmaktadır. Yükleme yoğunluğuna tür, yaş, canlı ağırlık, cinsiyet, nakil süresi, çevre sıcaklığı, boynuz varlığı gibi faktörler etki etmektedir. Yükleme yoğunluğunun ölçülmesinde hayvan başına ayrılan alandan ziyade, belli bir canlı ağırlığa ayrılan alanın tercih edilmesi daha doğrudur.

Hayvanlar alışık oldukları çevrelerini, sosyal gruplarını bırakmak ve alışık olmadıkları bir hayvan grubu içine ya da araç ortamına girmek zorunda kaldıklarında strese girmektedir. Bu nedenle nakil edilecek hayvanlarda travmaları minimize etmek için; Hayvanların sağlık durumu, yolculuk yapmaya uygun olmalı, hayvanların temel ihtiyaçları gözeterek, uygun araçla naklini sağlamalıdır. Nakliye esnasında ve sonrasında ortaya çıkabilecek sindirim sistemi rahatsızlıklarını önlemek için hayvanlara, nakilden önce aşırı derecede yeşil/sulu, konsantre ve yüksek enerji içeren yem vermekten kaçınılmalıdır.

 

Barınak

Hayvanlar için barınak yapımının çeşitli amaçları vardır. Bu amaçlar; hayvanların yasamı için uygun bir çevre ortamı oluşturmak, beslenme ve bakım gereksinimlerini karşılamak ve olumsuz dış çevre etkilerinden korumak olarak sayılabilir. Bu yapıların tümü hayvan barınakları olarak adlandırılır. Barınakların serbest sistem, korunaklı, kolay temizlenebilir, hayvanın toprakla temasını önlemeyen, havalandırma olanakları yeterli, olması gerekir.

Sığır yetiştiriciliğinde barınakların durumu ve fonksiyonel ölçülendirme de önemli çevresel koşullar arasında yer almaktadır. Çevresel faktörlerin sığırların sağlık ve performansı üzerinde önemli etkileri olduğu bilinmektedir. Geleneksel yetiştirmenin yapıldığı sığırcılık işletmelerinde yem deposu, karantina bölümü, silaj çukuru, gübrelik, şerbet çukuru gibi tesis ve yan ünitelerin yetersiz olduğu bilinmektedir.

Hayvan barınakları planlanırken çoğu zaman sıcaklık, nem, aydınlatma gibi çevre koşulları üzerinde önemle durulduğu halde, barınak içi çevre koşulları, iç ortamdaki amonyak, karbondioksit, hidrojen sülfür gibi zararlı gazlar, koku, iç ortam havasında asılı bulunan organik ve anorganik yapıdaki tozlar ve etkileri konuları yeterince incelenmemektedir.